“Bilge Tasarımcı” ve “Bilge Üretici”

by

“Bilge Tasarımcı” ve “Bilge Üretici” Sürdürülebilir bir gelecek için anahtar

Pınar Öncel

Pınar Öncel

olabilecek kişiler; tasarımcılar ve üreticiler… “Bilge Tasarımcı” ve “Bilge Üretici” Sürdürülebilir Yaşam Film Festivalinde gösterdiğimiz iki belgeselden ilham alarak üzerinde düşünmeye başladığım iki tanımlama. Sözü çok uzatmadan ilham aldığım bu filmlerden kısa alıntılar yapmak istiyorum: “Akıllılık ile bilgeliğin farklı şeyler olduğunu düşünüyorum. Kafan iyi çalışıyorsa akıllısındır ve aklınla harikalar yaratabilirsin. Ancak bilgelik bunun ötesindedir. Bilgelik, şu anda ne kadar kazançlı göründüğüne bakmadan istikbal için aslında neyin faydalı neyin zararlı olduğunu görebilmektir.” (1) “Size “yağmacı kardeşlerim” diye hitap edebileceğim kadar yakından tanıyor muyum sizi? Yeryüzünde benim, sizin veya bir başkasının hiçbir endüstriyel şirketi, hiçbir kurumu yok ki sürdürülebilir olsun. Benim bir yağmacı olduğuma bir başkası hüküm vermedi. Bu hükme ben kendi başıma vardım. Ama uygarlığımızın tanımına göre ben yağmacı değil endüstrinin kaptanıyım. Pek çoğunun gözünde, modern çağın kahramanıyım. Gerçek şu ki, ilk sanayi devrimi kusurlu ve doğru dürüst işlemiyor. Sürdürülmesi mümkün olmayan büyük bir hata. Şimdi yeni ve daha iyi bir sanayi devrimine geçmeliyiz. Bu kez doğruyu tutturmak zorundayız. Bunun ne olacağını düşünürken gözümün önüne kendini tek bir amaca adamış insanlardan oluşan bir örgüt geliyor. Bu amaç, zarar vermemek. Öyle bir şirket ki hammaddeleri için yeryüzüyle arasındaki göbek bağını kesmiş, daha önce çıkarılmış hammaddeleri defalarca kullanıyor ve tüm bu süreçleri yenilenebilir enerji kaynaklarıyla işletiyor. Planımız, “Sürdürülebilirlik Dağı”na tırmanmak. İnanın bana bu dağ, Everest’ten çok daha yüksek ve çok daha zorlu. Zirvesindeki sivri nokta da “sıfır ayak izi”ni simgeliyor.” Ray Anderson (2) Dünyanın en büyük ticari halı üreticisi Interface şirketinin CEO’su olan Ray Anderson’ın ulaştığı “bilgelik”, küçük Tibet olarak adlandırılan Ladakh bölgesinden Sonam Wangchuk isimli öğrencinin sözlerinde bahsettiği türden bir bilgelik… Interface, 1995 yılından bu yana ekolojik ayak izini üçte bir oranında azaltmayı başardı. Kendine koyduğu hedef, 2020 yılında tamamen sürdürülebilir hale geçmek! Interface sadece üreticiler için değil bu gezegenin tüm sakinleri için umut veren önemli bir örnek. Biz tasarımcılar, Ray Anderson’un tanımıyla dünyanın kaynaklarını umursamazca yağmalayan kusurlu sanayi devriminin aktörleriyiz. Gerek eğitimimizde, gerek iş dünyasındaki rolümüzde bizden “bilge” olmamız beklenmedi… Tasarladığımız ürünlerin kaynaklarının çıkarılmasından üretilmesine, fosil yakıtlarla bir yerden bir yere taşınmasından kullanımına ve atık olduğu zamana kadar neden olduğu zarardan bihaber olduğumuz büyük yıkımın aktörleri… Bu rolden çıkmak için “paradigma değişikliği” gerekiyor… James Lovelock’un GAIA (3) tezinde söylediği gibi dünyayı yaşayan bir süper organizma olarak gördüğümüzde insanı merkeze koyan anlayıştan kurtulabiliriz. Önce dünyaya ve yaşama, sonra tabii ki tasarıma başka bir gözle bakabilmekle mümkün olan bu dönüşüm aslında hem çok zor, hem çok kolay! Yaşarken pek aldırış etmediğimiz bu sürdürülemez sistem Annie Leonard’ın “Şeylerin Hikayesi” (4) filminde söylediği gibi yerçekimi kanunu değil ki; bu sistemi yaratan bizleriz, o halde değiştirebiliriz! Bilgelik için profesor olmaya ya da teknolojik gelişmeleri takip etmeye gerek yok… Büyük resmin farkına vardığımız ve davranışlarımızı farkına vardığımız büyük resme göre değiştirdiğimiz zaman bilge insan, bilge tasarımcı, bilge üretici ve bilge tüketici olabiliriz.

Pınar Öncel

1 – Ancient Futures: Learning from Ladakh Antik Gelecekler: Ladak’tan Öğrenmek, belgesel – 1993, John Page,

2 – Corporation Anonim Şirket, belgesel – 2003, Mark Achbar, Jennifer Abbott

3 – Bağımsız bilimadamı James Lovelock’in 1960larda NASA için Mars gezegeniyle ilgili yaptığı araştırmaların ardından oluşturduğu tezde GAIA: “Dünya biosfer, atmosfer, okyanus ve topraktan oluşan karmaşık bir varlık, bir süper organizmadır; gezegen üzerindeki yaşam için optimum bir fiziksel ve kimyasal çevre arayışında olan bir geribildirim sistemi veya sibernetik sistemden meydana gelen bir bütündür.” 1979’da Lovelock yeni fikirlerini geliştirdiği “Gaia : Dünya’daki Yaşama Yeni Bir Bakış” adlı kitabında şöyle ifade etmiştir: …”yeryüzünün, atmosferin ve okyanusların fiziksel ve kimyasal koşulları, bizzat yaşamın mevcudiyeti sayesinde yeterli ve uygun yapıdadır. Bu, yaşamın gezegenin şartlarına uyum sağladığını ve şartların kendi bağımsız tarzlarında evrildiğini kabul eden geleneksel bilgiye zıttır.” Aynı zamanda GAIA Yunan mitolojisinde yeryüzünü simgeleyen tanrıçadır. Ancak bir bir tanrıçadan çok kozmik bir varlıktır, bütün öğelerin kaynağında bulunan ana ilkedir… Zamanla Gaia’nın mythos’ta yeri ve önemi değişmiş, kozmik nitelikteki Ana Toprak, dinde daha belirli birer tanrıça olarak görülen, bir yandan Demeter, öte yandan Kybele gibi toprak ve bereket tanrıçalarına yer vermiştir. (Azra Erhat – Mitoloji Sözlüğü)

4 – Story of Stuff Şeylerin Hikayesi, http://www.storyofstuff.com, animasyon – 2007, Annie Leonard, Free Range Studios

Etiketler:


%d blogcu bunu beğendi: