GELENLER GİDENLER, PATİKA'DAN GEÇENLER…

by

Patika ziyaretcileriNe çok insanın Patika’dan yolu geçti bu yaz yine. Biz Deniz Yücel beyefendiyle bu yaz nasıl geçer acaba diye tedirgin bir merak içindeyken geçiverdi bile koca yaz neredeyse. Deniz Yücel uyumlu ve mutlu bir bebek olarak ilk 6 ayında neşe verdi Patika’ya ve gelenlere.

Ne güzel insanlar tanıdık bu yıl da. Patika’ya, ürettiklerimize ne çok insanın eli değdi, kalbi eşlik etti yine. Biz daha her kafamızı çevirdiğimizde Tuna’nın, Hanna’nın çivileme işlerini, Deniz ve Banu’nun kümes tellerini görürken, Cihan’la Serkan’ın el arabası maceralarını anımsarken, Elif’in yeşil boyalarına, Eda’nın çivit mavisi saksılarına bakarken, Pınar ve Tuna’nın toprakla temasını hissederken yepyeni kollar uzandı Patika’ya. Bir de adını saymaya satırlarımızın yetmeyeceği daha pek çok insanın izi vardı burada hala.

Bu yaz dediğim gibi tedirgin bir merakla beklediğimiz bir yazdı. Oktay geldi bu yaz önce. Uzunca kalıp Patika’nın eli ayağı, akşamın da bira arkadaşı oldu önce. Tuğba ve Mustafa gelip derin soluklar aldılar sonra, önümüzü aydınlattılar. Tolga ve Didem kekik kokuttular ellerini, ekmeğin kokusu burunlarında, gittiler. Sonra Duygu geldi, Patika’ya vermek istediği bir sürü şeyi içine sığdıramadı, doldu taştı, çalıştı,çalıştı hiç durmadan… ardından “gökkuşağı”nın diğer renkleri de geldi; Tutku, Hatice, Kıymet, Songül ve İdil, hem fikirleriyle hem zikirleriyle rengarenk boyadılar Patika’yı. Erol’un Patika’nın kalbi dediği mutfak, yani Kozalak hiç bu kadar maharetli, eli çabuk insanı bir arada görmemişti:)

Örsan kendi gibi güzel insanları da aldı geldi buraya, onların huzurunu görünce iyi ki varolmuş Patika dedik. Emre sıcacık yaptı içimizi gelerek,  Burcu ve Ayhan geldiler sonra, her şeyi o kadar güzel sindirdiler, o kadar değer verdiler ki her şeye, gittiler mi burada mı kaldılar anlamadık…

Şimdi burada gepgenç, güler yüzlü, çalışkan Gülnur’lar, Aziz’ler, Ali Haydar’lar var. Rolleri her an değişebiliyor. Bazen bebek bakan, bazen taş taşıyan, bazen domates çapalayan,bazen masa silen oluveriyorlar onlar da. Ariel var bir de, yarı Hintli, Hint yemeği  yapacak yarın bize. Elifler gelecek sonra, sonra belki siz geleceksiniz kim bilir. Hoş geleceksiniz. Huzurunuzu, dostluğunuzu alınız geliniz siz de. Yapacak iş, üretecek alan pek çok buralarda. Güzel bir güneş batımı, mavi bir deniz, kekik kokuları, cırcır böcekleri, kırmızı domatesler ve bol oksijen sınırsız. Yollarımızı kesiştirip, kucaklaşıp üretmeye  bekleriz sizi de…

Çiğdem Yenidoğan

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: