Sevgili Patika’nın yaşam mimarları,

by

Düşündüm taşındım, az gittim uz gittim, sarmaş dolaş beynimin içinde sürüklendim, sonra dedim ki size sunacağım teşekkürün en iyisi hoşu bir mektupla olur.6240_251908230579_664100579_8245676_766875_n[1]

Yaşamın içinde somutluktan uzak yaşıyoruz bazen. Kurgularla boğuyoruz iç dünyalarımızı hele hele sözün gücüne inanırsanız bazen, şuursuzca sürüklenebiliyorsunuz sözcüklerin yarattığı dehlizlerde. Bazılarımızın mesleği düşündüğünü yaratabilmekten geçiyor, bazısının ise kağıt üzerindeki soyut hesaplamalardan. Bazen kaybolunduğunda bütün o sayıların arasında, insanın aklından tek geçen şey genelde “dünya bunlardan ibaret değil…” sözü. Bu sözü bu sene o kadar sık geçirdim ki içimden, gün geldi dar dar nefes aldım, huzursuzca göz açtım, beynimi kendi buharıyla tanıştırdım. Patika’dayken ise kocaman bir ağaç gibi hissettim insan kendimi, huzurun mabedinde derine kök salan, tüm dallarıyla mavili gökyüzüne sonsuzca uzanan ve rahat rahat, kedilerin tatlı mırıltısı gibi mırrr mırrr nefeslenen bir ağaç gibi. Fideyim, büyüyorum ama bilgeliğim varsa bedenimde bunu Patika’da hatırlıyorum. Orada her şey topraktan, her şey en içten, her şey herkesin en içinden. Sanki dünyada en rahat kahkaha atabileceğim yer orasıymış gibi hissettim orada kaldığım süre boyunca. Somuttum, Emre olarak vardım, gönül verdim, gönül aldım, Deniz’le coştum, Koza’yla sarmalandım, Çiğdem tarlalarında kutsandım, Erol’la dinledim, Duygu ile paylaştım, Burcu ile düşündüm, Ayhan ile şaşırdım…dım da dım… Dahası da neşeli bir ezgi olarak devam eder. Patika’dan duyulabilen bilgeliğin, yaşamda elle tutunmanın, düşünmenin, hayal etmenin ve candan gülümsemelerin ezgisidir. Ne mutlu ki bir sabah onunla uyandım. Bu ezgilerle uyanacağım daha nice sabahların olacağının umuduyla….
Kendi yolumdan beni çekip Patika’ya sokan can Yelina’nın dilinden ballanan şekliyle söyleyeyim:

İyi ki sizsiniz…

Kucaklayarak sizleri….

Emre


%d blogcu bunu beğendi: