Eko-Köy Hayalleri…

by

Şehirde yaşayanların dile getirdiği bir hayal köyde yaşamak. Bu hayallere neden olan etkenler nelerdir acaba? ŞehrinKüresel Eko-Köy Ağı

kalabalığından, kirliliğinden, stresinden,  koşuşturmasından, insanları yabancılaştırmasından kaçtığımız için mi?… Yoksa köydeki yaşamın doğallığından mı, orada yakalanacağı düşünülen huzurlu ve rahat ortam için mi?…

Beraber proje yürüttüğüm arkadaşlarıma baktığımda şöyle ortak noktalar bulduk:  Bu köyün sıfırdan oluşturulması kadar, varolan bir köyün kendi içinde sürdürülebilir sosyal, ekolojik ve ekonomik yapıya kavuşturulması da olabilir. Bir de bu köyde Mevlevi kültürünün yer alacağını net olarak görebiliyoruz.

Bu köy hakkında yazılabilecek o kadar çok şey var ki… Yaşamda görmek istediklerimizi sıraladığımızda sayfalar yetmiyor. Ana fikir olarak başka bir dünyanın mümkün olduğunu kendimize ve gelecek kuşaklara göstermek istiyoruz.

Bir çırpıda aklımıza gelenler; örneğin mutfak kültürünün tüm köyde oluşan kültürün odak noktası olması. Paylaşım, yardımlaşma, iletişim, üretimle gelen etkileşim mutfaktan dalga dalga köyün tüm diğer alanlarına yayılır. Permakültür tasarım prensiplerine ve tekniklerine göre tasarlanan bu köyde üretilenlerin tüketilmesi en büyük hedef.  Bunu da çevremizde var olan ekolojik çiftliklerle olan ağımızı geliştirerek, karşılıklı bilgi alışverişiyle gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Şehir yaşamındaki hastalıklı ilişkilerimizden sıyrılabileceğimiz, kendimizi iyileştirebileceğimiz ortamları ve süreçleri nasıl oluşturabiliriz bunlara bakmak öncelikli konulardan. Sosyal doku hop diye örülemeyeceğine göre Patika Projesi (www.patikadayolculuk.com) bu yapının ilk adımlarından birini oluşturuyor. Şehirde ve kırsalda oluşturduğumuz projeler sayesinde ilerde oluşturmayı düşündüğümüz köyün yapısını da bu yolla yavaş yavaş örmeye başladık.

Hayal etmek hoş. Ancak bu hayallerin sadece yüzde onunun planlama aşamasına kadar  gerçekleştiğini düşünürsek, onlardan da yüzde onunun uygulamaya, uygulamaya geçenlerden de ancak yüzde onun iki yılın üstünde devam edebildiğini (Dragon Dreaming Proje Yönetim Teknikleri Notları) öğrendiğimizde bu projeyi ne kadar sıkı tutmamız gerektiğini görebiliriz.

Bir ekolojik köy oluşumunda küresel düşünüp, bütünsel değerlendirmeler yapabildiğimiz bir ortam kurabilmek gerekiyor.  Bunun sonucunda doğayı gözlemleyerek, dinleyerek yerel uygulamalar tasarlamalıyız.

Yapılarımızın doğa dostu olmasından tutun, yenilenebilir enerjilerin kullanımına, güçlü bir alternatif eğitimden yerel gıdaların üretilip-tüketilmesine kadar pek çok konuyu araştırıp uygulamaya sokmamız gerekiyor.

Yerel ekonomiyi güçlendirmekten, küresel ekonominin sürdürülebilir hale getirilebilmesi için tasarımlar yapıp girişimlerde bulunulmasına kadar yapacak çok şey var. Tüm bu eko-köy çalışmalarını yürütecek bir vakıf-dernek gibi bir yapı kurulması da gerekiyor.

Tüm bunları yapacak grubun da çatışma çözümlemeden liderliğe bakışa kadar pek çok konuda kişisel ve grup gelişim tekniklerini öğrenip uygulamaya geçirebilmesi gerekiyor.

Bu köyde var olacak sosyal yapının, farklılıkları yönetebilecek, yaratıcı; çok farklı sorunları çözebilme kapasitesine sahip olabilmesi gerekmektedir.

Üst değerleri ve kolektif bilinci sanatla, tinsellikle, üretimle günlük yaşama yansıtılarak bir yaşam kültürü oluşturmak zorundayız.

Yolculuğumuzun zorluğunun bilincinde olarak Patika Projesi bu yolculuğun her aşamasına destek olacak şekilde yapılandırılacaktır. Patika, eko-köy girişimi için bir deneyim merkezi haline gelecek ve gerekli sosyal yapının dokunmasında etkinlikleriyle, proje tasarımlarıyla katkıda bulunacaktır.

Bu topraklardan gelmiş geçmiş binlerce kültürü düşününce, Köy Enstitüleri gibi bu topraklara özgün başarılı uygulamaları görünce bunlardan güç alarak özenli bir çalışmayla bu yolculuğa baş koyduk.

Erol B. Scott, erolbenjamin@yahoo.com 

Not: Erol B. Scott hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.

Etiketler: ,


%d blogcu bunu beğendi: