“Permakültür” Pastoral Vadi’de

by

Pastoral Vadi’de, Patika’nın kardeş çiftliğinde Permakültür Kursu’na katılıyoruz. Pastoral Vadi, Buğday’ın TaTuTa

Ormanın içinde eğitim

Ormanın içinde eğitim

 projesi’nin üyelerinden, bu konuya en çok baş koyan çiftliklerinden biri. Ben de bir patika yolcusu olarak buraya gelmişken benim gözümden buraları sizinle paylaşayım dedim…

Pastoral Vadi koşuculara göre bir yer.. 42 dönümlük alanı kaplayan, içinde küçük bir vahşi ağaç topluluğu olan,  meyve bahçeleri, koyunları, tavukları, kurbağaları, kerpiçten / tahtadan / taştan yapılan evleriyle, geleneksel yemeklerin pişirildiği mutfağıyla, yanında akan nehriyle, su sesinin bol olduğu bir  “ekolojik yaşam çiftliği”.  Büyüklüğü ve idealleri yönetimini zorlaştırsa da, bence çok büyük potansiyeli olan bir çiftlik. Daha fazla incelemek isteyenler www.pastoralvadi.com den bakabilirler.

İşte bu çiftlikte Permakültür kursu için hazırlıklar iki gün öncesinden başladı. Çadır yerlerinin temizlenmesinden, toplantı yerlerinin temizliğine kadar pek çok hazırlık yapıldı. Bir başka Permakültür kursu da 4 ünde İmece Evi’nde olacak. Acaba onların hazırlıkları nasıldır diye de aklımdan geçiriyorum.

Dün akşam tanışmayla başlayan kursun alışverişleri gündüzden bir ekip tarafından yapıldı. Pastoral Vadi’de bayram için gelenler de olduğu için,  en zor günümüzdü. 30 kişi olması beklenen permakültür kursuna 50 kişi gelince, bayram için gelenleri de ekleyince 80 kişi gibi rakamlar dönüyordu ortalıkta… mutfağın kapasitesinin eski yöneticisine göre  40 kişi olduğunu düşünürsek, mutfakta bir panik bir panik… arkasından bir yağmur… gönüllü çalışanların olağanüstü çalışmalarıyla Pazar günü sağlam başlandı güne… Sabahtan teorik çalışmalar, öğleden sonra pratik üzerinden gidecek olan programın ilk gününde permakültür prensipleri, tasarım teknikleri ve etik üzerinden konuşuldu. Permakültüre giriş gibi… Öğleden sonra da devam edildi. Bir ara müthiş bir yağmur başladı yine… Restorana koşuldu… aramızda bir grup çalışmasına dönüştü.. son bir saat üzüm toplama işine daldık. Patika çiftliğinde olduğu gibi burada da şarap yapmayı çok seviyorum. Hikayesini anlatıp, ekipleri kurup hemen üzümleri toplamaya, ayıklamaya başladık. 3 kişi üzümleri zeytin değirmeninde ezerken, fotoğraflara poz verdiler… sanırım en çok fotoğraf çekilen kısım, benim çıkanların ayaklarını yıkadığım bölümdü..

Toplanan üzümler şimdi şarap olmak için fermante olurken, öbür tarafta Türkiye’deki Ekolojik hareketler sohbeti devam ediyor. Yarın programa baktığımda, toprak, kompost ve verimlilik yönetimi başlıklarını görüyorum. Öğleden sonra da yine bir sürü uygulamalar var. Fotoğrafları bugünden itibaren www.patikadayolculuk.com a ve bu blogdaki fotoğraf bölümüne koyacağım.

Kompost Yapımı

Kompost Yapımı

Patika’yı özlesem de burada olmak hoş. Çevremde bir sürü olmak üzere olan ayva, nar, portakal, mandalina ile dolu bir bahçede olmak, Penny den bir sürü şey öğrenmek güzel. Bu tatlı hislerle, günün tatlı yorgunluğuyla ben uykuya kaçıyorum…

Akdenizin kekik kokan rüzgarları sizinle olsun…

Erol B. Scott, erolbenjamin@yahoo.com
Not: Erol B. Scott hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.


%d blogcu bunu beğendi: