Neden Yoga Yolculuğuna Çıktım?

by

(Nisan 2010)

21. yüzyılın popüler konularından biri olan yoganın benim için gizemi her zaman vardı doğudan çıkan her öğreti gibi.  Yıllar içinde belli zamanlarda  yoga dünyasına girmeye çalışsam da hep beni iten bir yanı vardı. Bu biraz yoga yapılan ortamlara gelen insanların tutumu, yoga rehberlerinin kendilerini taşıyışıyla ilgiliydi sanırım.

Yoga’nın benim için iki yanı var: Bedenime ve ruhuma getirdikleri. Bedenim -her ne kadar yaşamım boyunca formda tutmaya çalışsam da- istediğim kadar kalıcı esneklikte ve güçlü değildi. Hep kilo ayarları yapmaya dikkat ederek,  bir adım önde bir adım geride olan bir durum vardı. Şimdi ise 3 aydır sürekli vücudumda olup biteni heyecanla izliyorum. Yaşlanmayla bedenimde olacak sorunları daha iyi göğüsleyeceğimi düşünüyor hatta bazılarını yoga sayesinde öteleyebileceğimi hissediyorum.

Sivil hareketin içinde ve dönüşen dünyamızda kendimi bazı konularda yetersiz gördüğüm için bir arayış içindeydim. Özellikle çatışma çözümleme konularında rehber olmak için kişinin kendisinin toplumsal hastalıkların kritik olanlarından arınmış olması gerektiğine inanıyorum. 14 aylık Deniz Yücel’in babası olarak, onun yaşamında yol arkadaşı olabilmek için kendimi en iyi şekilde hazırlamam gerektiğini düşünüyorum.  İşte yoga yolcuğum da bu arayışların doğrultusunda başladı. Yoga’yla ilk uzun süreli beraberliğim bir dostumun Bodrum’daki evindeki çok iyi hazırlanmış bir yoga kitabıyla başladı. Kitabı çok güzel yazılmış giriş sayfalarıyla bir çırpıda yutmamın dışında bir-iki ay süresinde kitapta gösterilen pozları büyük bir zevkle yapmıştım. Daha sonra ise vücudumla bir şeyler yapmak istediğimde yoga pozları olduğunu unuttuğum şeyleri egzersiz gibi yapıyordum. Şimdi ise yaşamımın doğal bir akışı içinde yer alır oldular. Deniz Yücel’in geçen yaz yoga duruşlarından şalabasanayı yapmasına ek olarak bu yıl beraber neler yapıyor olacağız Patika’da merak ediyorum:)

Uzak doğu sporlarının çok iyi sunulduğu ortamlarda (Aikido) olduğu gibi, yoga yapılan zaman dilimi içinde nefesinizle, bedeninizi taşıyış şeklinizle bambaşka bir dünyanın var olabileceğine dair inancımın pekiştiğini hissettim. İçinde yaşadığımız yozlaşmış değerler yumağında, sürekli şiddete maruz kalan ortamlarda, sonradan öğretilmiş davranış kalıplarının ve monotonluğun içinde boğulmuş dünyalarımızda yoga yaşama sevincimi arttırıyor. Yoganın pozlarından oluşan akışı, yalnızca buzdağının tepesini oluşturuyor aslında. Yoganın hem bir sanat, hem de bilim olduğu söylendiğine göre yogayı incelemeye yılların verilmesi gerekiyor.

Yoganın dünyadaki çeşitli uygulanış şekillerine bakarsak benim yoga yolculuğum Hatha yoga uygulanan Cihangir Yoga’da başladı. Burada Krişnamaçarya’nın öğrencilerinden Iyengar ve Pattabhi Jois’den etkilenerek yoga teknikleri öğetilmekte.  Bu yolculuik içersinde yoga eğitmenlik sertifikamı almak beni heyecanlandırıyor.  Böylece yoga eğitmenlik sertifikasıyla sürekli kendimi yenileme ve başkalarıyla beraber çalışma şansım olacak. Buna ek olarak Chirss Chaves tarafından verilecek Anusara Yoga eğitici eğitimine de katılmayı düşünüyorum.  Şimdiden Yin Yoga, Shadow Yoga, Dinamik Yoga, Ashtanga Yoga, Anusara Yoga, Gravity&Grace le, Yoga Therapy, Free Form ve Power Yogayla tanışma şansım oldu. Bu yoga yolculuğumda hem Cihangir Yoga’da  (http://cihangiryoga.com) yoga eğitmenleriyle yapılan atölye çalışmalarıyla hem de yurtdışında düzenlenen atölyelere katılarak Patika çatısı altında bir yoga ekibi oluşturmak bu yoldaki hayalim. Çiğdem (https://patikayolculari.wordpress.com/yoga/) bu yaz Patika’da hem yogayla tanışmak isteyenler için hem de deneyimli yogiler ve yoga eğitmenleri için ayrı ayrı yoga atölyeleri organize edecek. Bir de küçük yoga grupları kendi atölye çalışmaları yapacak Patika’da. 

Patika’da büyülü Likya topraklarında yapılan yürüyüşlerimizle, “Permaculture” (https://patikayolculari.wordpress.com/permakultur/), sanatın bir çok dalını, doğadaki etkinlikl eri, mutfağın büyüsünü, çocuk gelişimi üzerine çalışmayı, tibbi bitkileri, dansı, kampanya-proje eğitimlerini, kişisel gelişim atölye çalışmalarını, yaratıcı drama atölyelerini, günün içinde dağılmış yoga uygulamaları ile birleştirebileceğimiz bir ortam yaratmak ve bu ortamın zaman içinde kendini sürdürülebilir olması en büyük arzum.

Bedenini yeniden keşfetmek, ihmal ettiğimiz güzelliklerle dansın müzikle buluşması gibi bütünleşmek; karşıt dediğimiz, ikilik olarak görmeye alıştığımız birçok şeyi aslında bütün olarak görmek insanın unuttuğu o güzellikleri anımsamasını sağlıyor. İçimden daha çok dans etmek, Aikido’ya yeniden başlamak, Tai Chi ye zaman ayırmak, Aureveda yı incelemek, daha çok spirituel kitap okumak geliyor.

Mevlana’nın yazılarında söz ettiği o bütünsel sevgiyi, o her şeyi var eden sevginin yeryüzündeki ifadesi olarak kendimi yoga aracılığıyla hissetmek güzel bir deneyim. Bu yolculuğumu sizinle paylaşmak istedim. (Nisan 2010)

erol benjamin scott, erolbenjamin@yahoo.com

Not: Erol B. Scott hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.


%d blogcu bunu beğendi: