Victor’un Ardından

by

Victor’u, Bodrum’daki Buğday lokantasında gönüllü olarak bulaşık yıkayıp garsonluk yaptığım zaman tanıdım. Ekolojik hareketin bambaşka boyut kazanmasını sağlayan Victor’u benden önce tanıyanlar, Victor’un Bodrum pazarındaki köylülerle beraber ekmek satmasından söz ederlerdi. Birçok oluşum ve insan arasında ağlar oluşmasını sağlayan Victor’un ekolojik hareket içinde yaptıklarını hayranlıkla izlerken bir yandanda ne kadar yalnız kaldığını çevresinde yeterince örgütlenme olmadığını üzülerek izledim yıllarca. Onun yaptıklarına ancak İstanbul’daki Doğal Hayatı Koruma Derneği ile ortak yaptığı çalışmalara kadar destek olabildim. Daha sonra ona yetişemedim öyle hızlı koşuyordu ki ben yalnızca bıraktığı izlerden derst çıkartabildim.

Komşumuz olan annesi Gülben rahatsızlandığında, Bodrum’da onun yetiştiği ortamları gördüğümde, baba Victor’un  ve komşumuz olan annesi Gülben’in  hikayelerini dinledikçe Victor’u Victor yapan tuğlalar yavaş yavaş yavaş kafamda oturmaya başladı. Onun insanlar için seferber olduğu zamanları hatırlıyorum. Zaten halihazırda varolan projelere bile yetişmekte güçlük çekerken şimdi kafasında yaşama geçirmeyi hayal ettiği, başlamış başlamamış bir sürü projeyle aramızdan ayrıldı. Ola ki onu yanımızdayken yeterince destekleyip yanında olamadıysak, işte şimdi projelerin, hayallerin, yaptıklarının arkasında olup, hak ettiği desteği vererek onu çoğaltma zamanıdır.

Hatta doğa için, toplum için, dostluklar için; inandıkları için çalışan insanların çevresinde daha sıkıca el ele tutuşup onların  mücadelelerinde daha dengeleyici bireyler olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Onun ölümünün içimde yaşattığı acıyla dostlarıma daha çok sarılıyorum. Onların varoluşlarını daha yakından izlemeye, yolculuklarına daha çok destek olmaya çalışacağım. Belki TaTuTa çiftlikleri için koşamadı ama hepimizin yürümesini isteyeceği 9 Nisan’daki büyük Anadolu Yürüyüşünde onun için de yürüyeceğim.

Yeri gelmişken bizleri yetiştiren annelerimize, babalarımıza, Anadolu’ya, topluma, toprak anneye bu aramızdan erken ayrılan tüm evlatlar için sabırlar diliyorum. Umarım şu her taraftan saldırı altında olduğumuz dönemde bir birimizle dayanışma içinde olarak gözlerinin arkada kalmamasını sağlayabiliriz.

Onun, işler istediği gibi gitmediğindeki sessiz çığlığı, keyifli olduğunda yüzündeki tatlı gülümsemesi hep gözlerimin önünde olacak. Onu, hep yaşantısıyla, bana öğrettikleriyle anacağım… Umarım çocukluğunun geçtiği, onu yetiştiren Bodrum’da huzur içinde olur..

Erol B. Scott, erolbenjamin@yahoo.com

Not: Erol B. Scott hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.


%d blogcu bunu beğendi: