“Yalan Dünya”

by

Patika Arşivinden

Birey ve topluluk düzleminde, birey mi topluluk mu dendiğinde ben topluluğa emek verilmesi gerektiğini, bireyin aileye-topluma doğduğunu düşünüyorum. Eğer topluluklar kendilerini geliştirebilirlerse, zaten bireyin de kendi iç gücünü arttırabilmek için yeteri kadar model, motivasyon ve denge bulacağına inanıyorum. Bireyin toplumdan soyutlanmaya çalışılmasını, yalnızca bu son yüzyılda kişiyi kendi başına bırakarak mutsuz etme çalışması olarak görüyorum. Çocukların şiddete maruz kalmaları/bırakılmaları (her anlamda) yerine sosyal becerilerinin arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Çözemedikleri konuların bir yılgınlık (frustration) değil; üstesinden gelinmesi gereken hoş bir olay (challange) haline getirilmesi gerektiğini ve sorun çözme becerilerinin, ekolojik değerler, müzik, dans, yoga, yaratıcı drama kullanılıp olaylara başka açılardan bakarak, hem kendi bedenlerindeki hem bulundukları topluluğun, hem de doğanın ritmini izleyerek bir akış bulmalarıyla geliştirilebileceğini; böylelikle çok daha mutlu çocuklar ve bireyler oluşacağını düşünüyorum (insan ekolojisi).

Çevremizde sürekli gözlemlediğimiz yılgınlıklar (saçımızı başımızı yolacak hale gelen durumlar), aslında çok uzun yıllardır toplumların ihmal ettikleri konuların birikimi. Eğer bir şekilde topluluklar oluşturulabilirse, bu bir şekilde var olan gruplar bir şekilde silkelenip sosyal sürdürülebilirliğe biraz daha fazla yatırım yapıp geldikleri kök kültüre daha çok eğilirlerse, bu toplulukların müthiş bir zenginlikle pek çok olaya çözüm bulabileceklerini düşünüyorum. Bireyin tek başına bir şeyler başarabilmesi gerçekten daha zor, hatta uzaylı gibi bir durumda kalması çok sık gözlemlediğimiz bir durum. Hatta toplumumuz çok fazla insan harcıyor gözlemlediğiniz gibi.

Ortada bir sorun, bir çaresizlik, bir yaşam varsa çözümün sağlıklı toplumlar (group, community) oluşturularak çözümler getirilebileceğini görüyorum, biraz eskiye ya da sağlıklı “community” lere baktığım zaman.

Tek endişem elimizdeki muazzam kültürün: Mevlana’ sıyla, köy enstitüleri deneyimiyle, imecesiyle binlerce kültüre ev sahipliği yapmış olan Anadolu’ nun her gün değerlerini yitiriyor olması ve çok değerli bilgilerin, biz daha onlara ulaşamadan unutulup gitmesi.

Çocuklarımızın şu anda yaşanan yalan dünyayı hiç hak etmediklerini düşünüyorum ve bizim bir an önce küçük gruplar halinde bir araya gelip canla başla çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.

erol b. scott
http://www.erolbenjamin.blogspot.com


%d blogcu bunu beğendi: